Posted on

Seks normalde ne kadar sürer? Türklerin ortalaması şaşırttı!

Seks normalde ne kadar sürer? Türklerin ortalaması şaşırttı!

Türklerin ortalaması şaşırttı!

Seks normalde ne kadar sürer? Türklerin ortalaması şaşırttı! erken boşalma,türklerin sex süresi,erken boşalma nasıl önlenir,erken boşalma sebepleri,erken boşalma nedernleri,erken boşalan erkek, Seks deneyimi ile ilgili akla takılan sorulardan biri de “normalde” seksin ne kadar sürdüğü… Yapılan uluslar arası bir araştırma bu konuda fikir veriyor.

Seks ve cinsellik insanların akıllarını en çok kurcalayan konulardan biridir. Seks ile ilgili akla gelen sorulardan biri de “normalde” seksin ne kadar sürdüğüdür. Ancak bir bilim insanı seks süresi ile ilgili olarak soruyu bu şekilde kurmaz. Kulağa garip gelebilir ama bilim insanları için bu soru “İntravajinal ejekülasyon gecikme süresinin ortalaması nedir?” şeklindedir.

Tabii ki seks penisin vajinaya girmesinden ibaret değildir ama kalan kısmın (öpüşme, sürtünme vb.) tam olarak tanımlanması güç. Nitekim boşalmaya kadar geçen ortalama sürenin hesaplanması da kolay bir süreç değil. Peki insanlara sevişme sürelerinin ne kadar olduğu sorulursa ne olur? Bu durumda alınan cevaplar gerçek sürelerden daha uzun olacaktır ki kimse gecelerin kısa olduğunu kabul etmek istemez. Anket metodundaki diğer bir sorun da insanların özellikle seks sürelerini takip etmiyor oluşlarıdır.

500 ÇİFTİN SEKS SÜRESİ

Ortalama seks süresini araştırmak için çeşitli ülkelerden 500 çift ile bir araştırmaya gerçekleştirilmiş. Çiftlerden cinsel ilişkiye girdikleri her seferinde kronometre kullanmaları istenmiş. Penis vajinaya girdiğinde kronometre başlatılmış, boşalmada da durdurulmuş.

33 SANİYEDEN 44 DAKİKAYA KADAR!

Araştırma sonuçları çiftler arasında büyük farklar olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılan çiftlerin her birinin ortalaması 33 saniyeden 44 dakikaya kadar değişiyor. Yani bazı çiftler arasında 80 kat fark bulunuyor.

Buradan “normal” olarak tanımlanabilecek bir seks süresinin olmadığı sonucuna varılabilir. Tüm çiftlerin en kısa ile en uzun sevişme sürelerinin ortalaması alındığında 5.4 dakika sonucu çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN ORTALAMASI

Araştırmacılar seks süresinin Türkiye hariç ülkeden ülkeye pek değişmediğini belirtiyorlar. Diğer ülkelerin (Hollanda, İspanya, Birleşik Krallık, ve ABD) ortalamasına göre Türkiye’nin ortalaması 3.7 dakika daha kısa.

KISACASI

Türkiyede 4 erkekten 3 erken boşalma sorunu yaşıyor  ve giderek artmakta artma sebebi ise doktara gözükmekten kormaları…..

 

Posted on

Erken Boşalma

Erken Boşalma

ERKEN BOŞALMA

Erken Boşalma Sertleşen penis içindeki meninin dışarı atılmasına  boşalma (ejekülasyon) denir. Erkek cinsel birleşme sırasında istemeden boşalma gerçekleşiyorsa erken boşalma da söz konusundur.
Çok sık karşılaşılan bir problemdir.  Çoğunlukla ruhsal nedenlerle oluşsa da bazı hastalıklarda da gözükebilir. Bir üroloji uzmanına başvurmak faydalıdır

Erken boşalmaya neden olabilecek faktörler:

Yeni bir eş, evlilik öncesi cinsel ilişki, yasak ilişki nedeniyle suçluluk duygusu,  aldatma nedeni ile eşe karşı duyulan suçluluk duygusu,  cinsel yolla bulaşan hastalıklara yakalanma korkusu, hamile bırakma korkusu, tecrübesizlik, sevişme öncesi yaşanan stresli bir durum, yetersizlik endişesi, aşırı yorgunluk, korku, aşırı uyarılma, aşırı alkol, kadının birleşmeye karşı reaksiyon göstermesi korkusu, sinirlilik, beceriksizlik endişesi, vajendeki nemliliğin yetersiz oluşu,

Çoğu erkek soluk soluğa bir telaşla cinsel zevkin peşinden koşarken boşalmanın kontrol edilmesini başaramaz Özgür ve doğal bir şekilde cinselliği yaşayamayan erkek tedirginlik duygusundan uzaklaşamaz ve boşalma konusunda sorun yaşar. Psikolojik bir danışmandan yardım alınabilir. Boşalmayı kontrol edebilme bir öğrenme sorunudur.

Kadın

Kadın sevişme sırasında erkeğe yardımcı olmalı, cinsel ilişkiyi yavaşlatarak ya da durarak boşalmayı önleyebilir. Sık sık dinlenerek durarak yapılan sevişmeler bir müddet sonra erkeğin kendini kontrol etmesine yardımcı olabilir. Erkek boşalma noktasına geldiğinde esi penisin dip kısmını birkaç saniye sureyle sıktığında boşalmayı önlenebilir.

Her erkek aynı duyarlıkta olmayıp, aynı cinsel tepkiyi vermez. Fazla cinsel heyecan duyan ve psikolojik anksiyete içindeki erkekler daha erken boşalır. Boşalmayı kontrol etmeyi öğrenmek için öncelikle cinsel heyecanı yatıştırma ve sakinleşmek gerekir. Hem zihnen hem bedenen gevşemek, sakinleşmek önemli oranda yardımcıdır. Sık cinsel birleşmede bulunmak boşalma aralarını ve dolayısı ile duyarlılığı azaltacaktır.

Cinsel birleşme anında erkeğin pozisyonunun boşalma üzerine etkisi vardır.

Bu yüzden bazı pozisyonlarda boşalma daha hızlı olmaktadır.. Daha rahat olduğu, kolay gevşeyebildiği ve efor harcamadığı bir pozisyonda erkek boşalmasını daha rahat kontrol edebilir.

Erken boşalmayı önlemek için birleşme sırasında erkek, boşalma hissi geldiğinde yavaş hareket etmeli, kadın da hareket bakımından pasif kalmalıdır. Sevişme sırasında erkeğin boşalma anına yaklaştığını hissettiği anda, penisin ucunu iki parmağı arasında sıkarak vücuttaki cinsel heyecanın azalmasını bir süre beklemesi ve yeteri kadar gevşedikten sonra tekrar sevişmeye başlaması boşalmayı önleyebilir. Bu yöntem uygulanırken bekleme anında derin derin nefes alınmasının da yararı olabilir.

PENİSİN ZAMANSIZ SERTLEŞMESİ (PRIAPIZM)

Herhangi bir cinsel istek olmaksızın, erkek cinsel organının devamlı ereksiyon halinde olmasıdır.
Penis toplardamarlarının trombozunda,  lösemi gibi çeşitli kan hastalıklarında, bir cins omurilik rahatsızlığında, üretra iltihaplanması sonucunda ortaya çıkar.
Cinsel uyarı olmadan meydana gelen, uzanan ve çoğunlukla acılı bir ereksiyondur (sertleşme).
Priapizmde penis sapı sertleştiği halde, penis ucu yumuşaktır. Normal bir ereksiyon halinde olduğu gibi penis kanla dolar, fakat kan cinsel aktivite bittikten veya uyarı geçtikten sonra olduğu gibi geri boşalmaz.
Ağrılı bir ereksiyon (sertleşme) durumunda doktora gitmek gereklidir. Penisin normal ereksiyon yeteneğinin korunabilmesi için, erken müdahale şarttır.

PEYRONIE (PENİS EĞRİLİĞİ)

Peyronie’s hastalığı özellikle penis ereksiyon halindeyken görülen ve ve penisin doğal olmayan bir şekilde eğrilmesi halidir. Penisin içinde gelişen bazı sert plaklar ve dokular penisin tam olarak kanlanmasına engel olurlar ve bu kısımlara sertleşme için tam kan gidemediği için yeterli bir ereksiyon görülemez. Çoğunlukla 40-60 yaşındaki erkeklerde görülür. Penisin eğrilmesine neden olan bu dokunun oluşma sebebi bilinmemektedir.

Ancak penis veya kasık bölgesine gelebilecek travmalar neden olabilir.

Tam olmayan sertleşme, cinsel güçsüzlük, ağrılı ereksiyon, penisin eğrilmesi ve penis içinde sert bantlar görülebilir. Bazen bu eğrilmeler şiddetli ağrılara sebep olabilirler ve bazende cinsel ilişki imkansız bir hal alır. Hastalığın kanserle ilgisi yoktur, sonraki zamanlarda kanserleşmeye neden olmaz. Peyronie’s hastalığı cinsel yolla bulaşmaz.
Mutlaka bir üroloji uzmanına başvurulmalıdır. Bu hastalığın tedavisi hastalığın şiddetine göre değişebilir. Bazen kendiliğinden durur veya küçülür. İlaç tedavisinde ağrıyı azaltan, plakları yumuşatan ve azaltan preperatlar kullanılır. 1 yıldan daha kısa süreli olan durumda ilaçlar daha etkili olduğundan doktora erken başvurmak faydalıdır. Hastalığın ameliyatla tedavisi de vardır.

Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon)
Sertleşme Sorunu (Erektil Disfonksiyon) Nedir?

Sertleşme sorunu, yeterli bir cinsel performans için gerekli ereksiyonu (penis sertleşmesini) başlatamama, sağlayamama veya sürdürememe durumudur. Erken boşalma veya kısırlıkla (infertilite) aynı anlama gelmemektedir.
Sertleşme sorunu veya hekimlerin tercih ettiği deyişle “erektil disfonksiyon”, yaşam boyu her on erkekten en az birini etkileyen yaygın bir problemdir.

Cinsellik

insan hayatında biyolojik olarak üreme fonksiyonunun çok ötesinde, kilit bir öneme sahiptir. Bu nedenle, cinsellikle ilgili yaşanan sorunlar sosyal ilişkileri oldukça olumsuz yönde etkilemektedir.
Sertleşme sorunu çok sık karşılaşılan bir problemdir. Ara sıra karşılaşılan ereksiyon (sertleşme) sorunundan, tümüyle yitirilen sertleşme fonksiyonuna kadar uzanan geniş bir yelpazeyi içerir. Genç yaşlarda da görülmekle birlikte, kırk yaş üstü erkeklerin yaklaşık yarısında sertleşme sorunu bulunmaktadır. Çoğu erkek hayatının belli bir döneminde, özellikle stres altında, alkol etkisi sonucu veya ciddi bir rahatsızlık geçirdiği zamanlarda ereksiyonla ilgili sorunlar yaşar. Ancak bu uzun süre devam ederse, doktora başvurulmalı ve tedavi yolları aranmalıdır.

Sertleşme Nasıl Gerçekleşir?

Sertleşme, kan damarlarının genişleyerek, penise kan dolması sonucu oluşur. Bu olayın meydana gelmesinde, beyin, omurilik, sinirler, kan damarları, penis düz kası ve hormonlar rol almaktadır. Sertleşme için, görüntü, düşünce, dokunma, koku, ses veya bunların bir birleşimi sonucu uyarılma gerekmektedir.
Uyarı sonucu beyinden penise sinirler yoluyla mesajlar gönderilir ve peniste kan akımı artmaya başlar. Penise dolan kan, oradaki kasların gevşemesiyle hapsedilir. Ereksiyon (sertleşme), boşalmaya veya cinsel ilgi bitene kadar devam eder.

Erektil Disfonksiyonun Nedenleri Nelerdir?

Sertleşme sorunu, yaşlanmanın doğal bir sonucu değildir. Nadiren gençlerde rastlansa da, çoğunlukla yaşlanmayla birlikte oluşan çeşitli fiziksel rahatsızlıkların, hastalıkların bir sonucu olarak veya bunların tedavi edilmesi için kullanılan ilaçlar nedeniyle ortaya çıkmaktadır. Uzun yıllar, sertleşme sorununun çoğunlukla psikolojik nedenlerden kaynaklandığına inanılmıştır. Ancak günümüzde birçok araştırmacı, hastaların %85’ten fazlasında sorunun organik nedenlere bağlı olarak geliştiği ve başarıyla tedavi edilebileceği görüşünde birleşmişlerdir.

Organik Nedenler

Vasküler (damarsal) nedenler. Oldukça sık karşılaşılan bir sorundur. Penise giden kan akımının azalması veya kanın peniste tutulamaması sonucu oluşur. Vasküler nedenler için risk faktörleri sigara kullanımı, yüksek tansiyon, diyabet (şeker hastalığı), kalp hastalığı ve yüksek kolesterol düzeyidir. Tedavi edilmemiş yüksek tansiyonlu hastaların %8-10’unda sertleşme sorunu geliştiği görülmüştür. Damar sertliği (arteroskleroz) özellikle elli yaş üstü erkekler için ciddi bir risk faktörüdür. Arterlerin daralmasına neden olur ve penise giden kan akımı azalır.
Diyabet (şeker hastalığı). Sertleşme sorununun en sık karşılaşılan nedenlerinden biridir. Hem dolaşım, hem de sinir sistemini etkilemektedir. Bütün diyabetik hastaların %30’u bu sorunla karşılaşmakta ve bu oran 60 yaş üzerinde %55’e kadar yükselmektedir.

Nörolojik nedenler.

Bu durumda beyinden penise giden mesaj engellenmektedir. Örnek olarak, omurilik yaralanmaları, serebrovasküler hastalıklar, multiple skleroz, mesane, prostat, bağırsağa yönelik radikal pelvik cerrahiler verilebilir.
Hormonal nedenler. Nadirdir ve testislerden üretilen testosteron azlığına bağlı olarak azalmış cinsel istek söz konusudur.
İlaçlar. Yüksek tansiyon, kalp hastalıkları ve psikiyatrik hastalıklar için kullanılan birçok ilaç sertleşmeye engel olabilir.
Organik Olmayan Nedenler
Psikolojik nedenler. Bu durumda, penil mekanizmalar normaldir, fakat ereksiyon (sertleşme), başarısızlık korkusu gibi basit anksiyeteden, kişisel sorunlara, depresyona ve diğer psikolojik rahatsızlıklara dek uzanan psikolojik sorunlar sonucu engellenir.
Stres, cinsel yaşamı olumsuz yönde etkiler.
Sertleşme sorunu, ancak doktor tarafından yapılan muayene sonrasında teşhis edilebilir, bu yüzden konuyu doktora anlatmak ve tedavi arayışına girmek en doğrusudur. Sorun açıkça doktora anlatılmalı ve hiçbir bilgi saklanmamalıdır, çünkü bu verilecek tedaviyi etkileyebilir.

Doktor, hastadan edindiği bilgiler ve fizik muayeneyle teşhis koyabilse de bazı basit testler yapmak gerekebilir. İleri tetkikler ise, çoğunlukla genç ve özel sorunları olan hasta grubu içindir.

Tam kan (kan şekeri, kolesterol, trigliserid, testosteron, bilirubin, albumin, kreatinin ve diğer enzimler) ve idrar tahlili başvurulan ilk basit tetkiklerdir. Çoğu hastada daha ileri tetkik gerekmez, ancak bazı özel durumlarda ileri test ve tetkikler yapmak gerekebilir. Bunlardan ilki, nörolojik bir test olan bulbokavernöz reflekse bakılmasıdır.
Doktor bir parmağını anüse yerleştirir ve diğer eliyle glans penisi sıkar. Normal reflekste anal sfinkter kasılır.

Erken Boşalma

Uyku sırasında penis monitorizasyonu, ereksiyon varlığı ve derecesi hakkında doktora önemli bilgiler verir. Her erkek uyku sırasında normalde üç ila beş kez ereksiyon yaşar. Eğer sorun psikolojik ise, hasta bu ereksiyonları yaşamaya devam eder, sorun fiziksel ise bu ereksiyonların sıklığı ve derecesi azalır. Bu test doktora, fiziksel ve psikolojik nedenlerin ayrımında yol göstermektedir.
Fiziksel bir sorun olup olmadığını gösterebilen daha basit bir test penise özel bir takım ilaçların enjekte edilmesidir. Bu ilaçlar kan dolaşımını etkiler ve genellikle kan akımıyla ilgili sorun yoksa ereksiyon olur.
Renkli Doppler ultrasonografi daha spesifik bir yöntemdir ve ses dalgaları yardımıyla kan damarlarının haritasını ortaya çıkarır.
Daha ileri tetkiklere nadiren ihtiyaç duyulur.
Sertleşme Sorununun Tedavisi
Sertleşme sorunu tedavi edilebilir. Sertleşme sorununun tedavisi için ağızdan alınan ilaçlardan, elle çalışan vakum pompalarına, enjeksiyonlardan protezlere kadar birçok tedavi seçeneği vardır.
Hormon tedavisi
Az bir oranda hasta hormonal sorunlar yaşamaktadır ve genellikle azalmış seksüel istekleri vardır. Hormon tedavisi tabletler, enjeksiyonlar yardımıyla kolaylıkla yapılabilir.

İlaç tedavisi

Sildenafil, çoğu hastanın tedavisinde etkili ilk ilaçtır. Bir fosfodiesteraz inhibitörüdür ve nitrik oksidin penis düz kası üzerine olan gevşetici etkisini uzatarak, ereksiyon sağlanmasını kolaylaştırır. Sertleşme sorununun tipine göre, hastaların yaklaşık %40-80’inde ereksiyonda iyileşme sağlanmaktadır. Baş ağrısı, ateş basması, gastrointestinal veya görme bozuklukları gibi yan etkiler yapabilir, ancak geçicidir. Nitrat kullanan hastalar sildenafil almamalı ve tedaviye başlamadan önce mutlaka doktor kontrolünden geçilmelidir.

Vakum cihazları

Bu tedavide, bir pompa ve silindir kullanılarak penis etrafında vakum yaratılır ve penis şişer. Plastik silindir penis üzerine yerleştirilir. Elle veya pille çalışan pompa, silindirdeki havayı boşaltır. Bu penise kan dolmasına neden olur ve sertlik sağlar. Daha sonra silindirdeki bant çıkarılarak penis köküne yerleştirilir. Bu bant, peniste kalarak sertleşmenin devam etmesini sağlar ve silindir çıkarılır. Bant 20-30 dakika yerinde kalabilir ve çıkarılıncaya kadar ereksiyonu devam ettirir. Bu teknik kolaylıkla öğrenilebilir ve pek çok kişi tedaviyle başarılı sonuçlar almıştır.

 Penis içi enjeksiyon

Bu tedavi, penise ince bir iğne yardımıyla ilaç enjekte edilmesidir. Bu teknik, hasta tarafından, evde kullanmak için kolaylıkla öğrenilebilir ve uygun doz, her hasta için ayrı olarak tespit edilir.
Hasta, cinsel ilişkiden 10-15 dakika önce kendine enjeksiyon yapar ve doz ayarlaması yapılarak, yaklaşık yarım saatlik ereksiyon sağlanır. Papaverin, enjeksiyon tedavisi için kullanılan ilk ilaçtır ve fentolamin ve alprostadil ile beraber de kullanılmıştır. Alprostadil, tüm dünyada en çok kullanılan ilaçtır ve oldukça etkili ve güvenilirdir.
Bazı hastalarda, ereksiyon sırasında ağrı olabilir ve uzun dönem kullanımda peniste nedbe dokusu oluşabilir. Bu nedenle doktor tarafından belli aralıklarda kontrol gereklidir.

Penil protezlerbold

Bu operasyonda, penis içerisine iki sentetik silindir yerleştirilir. Bunlar, ilişki için yeterli sertliği sağlar. Birçok çeşit protez mevcuttur. En basiti, yumuşak (malleable) semi-rigid olandır.

Damar cerrahisi

Bu tedavi peniste kan akımını ve kan basıncını artırmayı hedeflemektedir. Özellikle genç yaşta, normal kan akımını engelleyecek kaza geçirmiş hastalarda tavsiye edilmektedir. Sağlıklı bir arterin penise bağlanması şeklindedir ve bu yolla tıkanıklık geçilmiş olur. Günümüzde çok kısıtlı sayıda vakada kullanılmaktadır.

İdrar yoluna ilaç uygulaması (MUSE)

Penise uretra yoluyla lokal olarak ilaç uygulanması için özel bir sistem geliştirilmiştir. Bu tedavide, küçük plastik bir silindir uretraya (idrar yolu) yerleştirilir ve alprostadil verilir. Sertleşmeyi sağlayacak kadar aktifzervuar içerirler. Daha iyi sonuç verirler ve daha doğal görünürler. Protezlerde enfeksiyon riski ve mekanik bozukluk olabilse de, başarısızlık oranı günümüzde çok nadirdir ve ciddi komplikasyonlar oldukça ender görülür.Erken Boşalma

Erektil Disfonksiyonda Psikolojik Danışma

Sertleşme sorunu yaşayan çoğu erkek, sorun fiziksel olsa dahi psikolojik olarak etkilenecektir. Psikolojik danışma, hem hastaya, hem de partnere sorunun ortaya çıkarılması ve çözüme ulaşılabilmesi için yardım eder. Özellikle sorunun nadiren fiziksel olduğu genç erkeklerde, psikolojik danışmaya daha çok ihtiyaç duyulmaktadır.
Erken Boşalma En az invazif yöntem ilk olarak denenmelidir. Genellikle, çoğu erkek ağızdan ilaç kullanımı gibi daha az invazif tedavi şekillerini ilk etapta tercih etmektedir. Ancak bu tedavilerin yetersiz kaldığı durumlarda penise, enjeksiyonla veya transuretral yolla (idrar yoluyla) ilaç uygulanması gibi diğer tedavi yöntemleri denenebilir.Erken Boşalma Vakum cihazları diğer bir alternatiftir ve bütün bunlar yetersiz kaldığında protez takılması önerilebilir.
Sertleşme sağlama veya sürdürememe konusunda yaşanılan her türlü sorunda mutlaka bir doktora başvurulmalı ve mümkün olduğunca doğru ve ayrıntılı bilgi alınmalıdır. Erken Boşalma Aslında bu rahatsızlığın çok yaygın olduğu ve utanılacak bir durum olmadığı unutulmamalıdır. Her yıl yeni tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır ve her türlü sertleşme sorunu için bir tedavi yolu vardır.Erken Boşalma Erken Boşalma

Posted on

Seks normalde ne kadar sürer? Türklerin ortalaması şaşırttı!

Seks normalde ne kadar sürer? Türklerin ortalaması şaşırttı!

Araştırmalara göre

Seks deneyimi ile ilgili akla takılan sorulardan biri de “normalde” seksin ne kadar sürdüğü… Yapılan uluslar arası bir araştırma bu konuda fikir veriyor.

Seks ve cinsellik insanların akıllarını en çok kurcalayan konulardan biridir. Seks ile ilgili akla gelen sorulardan biri de “normalde” seksin ne kadar sürdüğüdür. Ancak bir bilim insanı seks süresi ile ilgili olarak soruyu bu şekilde kurmaz. Kulağa garip gelebilir ama bilim insanları için bu soru “İntravajinal ejekülasyon gecikme süresinin ortalaması nedir?” şeklindedir.

Tabii ki seks penisin vajinaya girmesinden ibaret değildir ama kalan kısmın (öpüşme, sürtünme vb.) tam olarak tanımlanması güç. Nitekim boşalmaya kadar geçen ortalama sürenin hesaplanması da kolay bir süreç değil. Peki insanlara sevişme sürelerinin ne kadar olduğu sorulursa ne olur? Bu durumda alınan cevaplar gerçek sürelerden daha uzun olacaktır ki kimse gecelerin kısa olduğunu kabul etmek istemez. Anket metodundaki diğer bir sorun da insanların özellikle seks sürelerini takip etmiyor oluşlarıdır.

500 ÇİFTİN SEKS SÜRESİ

Ortalama seks süresini araştırmak için çeşitli ülkelerden 500 çift ile bir araştırmaya gerçekleştirilmiş. Çiftlerden cinsel ilişkiye girdikleri her seferinde kronometre kullanmaları istenmiş. Penis vajinaya girdiğinde kronometre başlatılmış, boşalmada da durdurulmuş.

33 SANİYEDEN 44 DAKİKAYA KADAR!

Araştırma sonuçları çiftler arasında büyük farklar olduğunu gösteriyor. Araştırmaya katılan çiftlerin her birinin ortalaması 33 saniyeden 44 dakikaya kadar değişiyor. Yani bazı çiftler arasında 80 kat fark bulunuyor.

Buradan “normal” olarak tanımlanabilecek bir seks süresinin olmadığı sonucuna varılabilir. Tüm çiftlerin en kısa ile en uzun sevişme sürelerinin ortalaması alındığında 5.4 dakika sonucu çıkıyor.

TÜRKİYE’NİN ORTALAMASI

Araştırmacılar seks süresinin Türkiye hariç ülkeden ülkeye pek değişmediğini belirtiyorlar. Diğer ülkelerin (Hollanda, İspanya, Birleşik Krallık, ve ABD) ortalamasına göre Türkiye‘nin ortalaması 3.7 dakika daha kısa.

Posted on

Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden!

10 Neden:

Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden! “Zannedildiğinin aksine, kadınlarda cinsel sorunlar erkeklere aslında daha fazla görülüyor.  27 ülkede yaklaşık 12 bin kadını takip eden uluslararası bir çalışma neredeyse 10 kadından 6’sının cinsel tatminsizlik yaşadığı gösterildi.  Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden!

Yine 29 ülkede 30 bin kadın üzerinde yapılan başka bir araştırmada kadınların %40’ının en az bir cinsel sorun yaşadığı ortaya kondu. Aile Sağlığı Araştırma Derneği olarak internet üzerinde yaptığımız bir çalışmamıza göre Türkiye’de her 10 kadından 9’u cinsel hayatından mutsuz. Bunlar çok ciddi rakamlar!  Hayatı boyunca hiç uyarılma veya orgazm yaşamamış pek çok kadın var!  Üstelik sorun bununla da sınırlı değil.  Kadınlarda cinsel sorunlar çoğu zaman bir arada görülüyor, yaşla artıyor ve eşlerin yaşadığı cinsel sorunlarla daha da büyüyor.  Buna rağmen cinsel sorun yaşayan kadınların çoğu hiçbir tedavi arayışına girmiyor.  Partneriyle konuşmakta zorlanıyor, utanma nedeniyle doktora başvurmuyor, sağlık profesyonellerinin kendilerini yanlış anlayacağından korkuyor”.  

Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden!

 Prof. Dr. Halim Hattat internet üzerinden yapılan ve 3800 kadının katıldığı araştırma sonuçlarına göre kadınları cinsellikten soğutan 10 nedenin şöyle sıralandığını belirtiyor:
1. İlişkideki duygusal problemler
2. Günlük stres ve yorgunluk, iş-aile-ev hayatındaki sıkıntılar
3. Altta yatan hastalıklar (şeker hastalığı, yüksek tansiyon, kolesterol sorunu, MS, depresyon, bazı jinekolojik sorunlar gibi) ve geçirilen ameliyatlar
4. Partnerin cinsel sorunu (erken boşalma, sertleşme sorunu, cinsel isteksizlik, penis boy ve hacim problemleri gibi)
5. Cinsel sorunlar (vajinismus, orgazm sorunu, isteksizlik, uyarılma problemleri gibi)
6. Kullanılan ilaçlar (örneğin bazı antidepresanlar)
7. Yanlış cinsel bilgiler ve şehir efsaneleri
8. Yaşam tarzı yanlışları (kötü beslenme, hareketsiz bir yaşam, kilo fazlalığı, sigara-alkol kullanımı  gibi)
9. Cinsellikle ilgili arzu, düşünce ve hisler ile cinsel sorunları partnerle paylaşmamak
10. Rutin, heyecandan ve duygusal yakınlıktan yoksun bir cinsel yaşam

TÜRK KADINLARı NE SORUYOR? 

Kadınlarda başlıca görülen cinsel sorunlar arasında cinsel isteksizlik, uyarılma, ıslanma ve orgazm problemleri ile Ağrı hastalıkları ve Vajinismus (cinsel birleşme sağlayamayacak derecede kasılma) yer alıyor.  En sık görülen sorun ise cinsel isteksizlik! Ancak ülkemizde diğer Avrupa ülkelerine göre vajinismus sorunu ve ağrı hastalıkları ön plana çıkıyor.  Kadınlarda cinsel sorunlar genelde bir arada görülüyor.  Örneğin orgazm olamayan bir kadında zamanla cinsel isteksizlik gelişebiliyor.  Veya cinsel ilişkide kayganlık sağlama güçlüğü çeken bir kadın ağrılı cinsellik yaşayabiliyor.  Dolayısıyla öncelikli problemin ne olduğunun anlaşılması ve buna yönelik bir tedavi planı oluşturulması gerekiyor.
2002 yılından itibaren  Aile Sağlığı Araştırma Derneği’nin Cinsel Sağlık Danışma Hattına kadınlar tarafından sorulan soruların dağılımı şöyle:
Vajinismus 31%
Cinsel İstekte Azalma %24
Orgazm Sorunları %12
İlk Gece Korkusu %9
Kızlık Zarı %7
Uyarılma Sorunları %7
Kısırlık %4
Hamilelikte Cinsellik %4
Diğer %2
KADIN CİNSEL SORUNLARI SADECE PSİKOLOJİK DEĞİL!
Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden! Kadınlarda  cinsel sorunların tamamen stresten ve ruh halinden kaynaklandığına inanılıyor. Oysa kadınlarda da cinsel sorunlar -aynı erkeklerde olduğu gibi- fizyolojik, psikolojik veya sosyal kaynaklı oluşuyor.  Üstelik son yıllarda yapılan çalışmalar, kadın cinsel fonksiyon sorunlarında organik faktörlerin ön plana çıktığını gösteriyor. Anatomik, damarsal, hormonsal, sinir sistemik kaynaklı sorunlar organik nedenleri oluşturuyor.  Altta yatan şeker hastalığı, yüksek tansiyon-kolesterol, kalp-damar sorunları, idrar yolu enfeksiyonları ile jinekolojik rahatsızlıklar kadınlarda cinsellik için sık rastlanan risk faktörleri arasında bulunuyor. Sağlıksız beslenme, kilo fazlalığı, hareketsiz bir yaşam, sigara-alkol, stres gibi yaşam tarzı faktörleri de cinsel sorunların oluşmasına etki ediyor. Özellikle damar sertliği ve sigara alışkanlığı  kadınlarda cinsel organlara giden kan akışını azaltıp, uyarılmayı ve kayganlığı azaltabiliyor.  Tiroid problemlerinde de cinsel isteksizlik görülebiliyor.  Nörolojik hastalıklar sonucunda beyinden cinsel organlara giden mesaj engellenebiliyor.  Üreme organlarına ait cerrahi girişimler ile mesane ve bağırsağa yönelik operasyonlar sırasında oluşabilen sinir zedelenmeleri de cinsel işlev bozukluğuna yol açabiliyor. Ooferektomi (yumurtalıkların alınması) sonrasında yaşanan hormon eksikliği veya mastektomi (memenin alınması)  sonrasında gelişen vücut imajı sıkıntıları da cinsel yaşamı etkileyebiliyor.  Kalp hastalıkları, hipertansiyon, depresyon ve mide şikayetlerinin tedavisinde kullanılan kimi ilaçlarla bazı idrar söktürücüler de cinsel isteği ve uyarılmayı azaltabiliyor.

DUYGUSALLIK ÖN PLANDA 

 Kadın cinselliği erkeklere göre daha karmaşık ve duygusallığın ön plana çıktığı bir yapıya sahip.  Dolayısıyla kadınlarda cinselliğin psikolojik boyutu da çok önemli. Şefkat ve yakınlık hisleri birçok kadın için cinselliği teşvik edici oluyor. İlişki sorunları, duygusallıktan, yakınlıktan, iletişimden uzak bir beraberlik ise cinsel problemlere zemin hazırlıyor.  Yanlış veya yetersiz cinsel bilgilerle büyüyen veya çocukluk döneminde cinsel travma yaşayan bireylerde cinsel işlev bozukluğuna yatkınlık oluşuyor. Hayatın ileri evrelerinde yaşanan cinsel tatminsizlik, cinsellikten korkma, cinsellik hakkında kalıplaşmış şehir efsaneleri, depresyon, endişe sorunları, aile ve iş yaşamında yoğun stres, vücut imajı sorunları da cinsel sorunlara yol açabiliyor.  Kadın cinsel sorunlarının gelişimden eşin cinsel performansı da önem taşıyor.  Eşinde cinsel isteksizlik olan, sertleşme sorunu veya erken boşalma problemi bulunan, eşiyle hiç önsevişme yaşayamayan, cinsel istek ve arzularını eşiyle paylaşamayan bir kadında mutlaka ve mutlaka tatmin azalıyor. Kadın vücudunun cinselliğe hazır hale gelmesi, cinsellikte keyif alınan noktalar erkekten farklılık gösteriyor.  Bu nedenle psikolojik sebepleri araştırırken, cinsel ilişki rutinini de incelemek gerekiyor.
TEK BİR HAP ÇÖZMEZ!
Kadın cinsel sorunlarının tedavisindeki ilk adım  problemi kabul edip, bir uzmana başvurmak.  Cinsel sorun yaşayan 10 kadından 4’ü problemini hiç kimseyle konuşmuyor ve 10 hastadan 8’i tedavi görmediğini belirtiyor. Oysa kadınlarda uzman bir ekip, doğru tanı ve tedavi seçenekleri ile cinsel sorunların tedavisi mümkün. Tedavideki amaç, cinselliği etkileyen tüm organik, psikolojik ve sosyal faktörleri ortaya çıkarıp, hem cinsel sorunları tedavi etmek hem de çiftin birlikte mutlu ve kaliteli bir cinsel yaşama kavuşmalarını sağlamak.  Şu anda tedavide kullanılabilen sistemik veya lokal ilaç tedavileri ile terapi teknikleri bulunuyor. Kadın cinselliği ile ilgili hormon takviyeleri ve diğer ilaç destekleri konusunda çeşitli araştırmalar devam ediyor.  Tedavilerin başarı oranları konusunda gelişmeler var.  Ancak kadınlarda cinsel sorunların aynı anda birden fazla görülmesi ve duygusal-psikolojik ve sosyal faktörlerin organik faktörle iç içe olması nedeniyle, cinsel sağlık sorunu yaşayan kadınlarda tanı ve tedavi süreçleri daha kapsamlı olabiliyor ve birden fazla tedavi gerekebiliyor.   Bu durumda ana problemin ne olduğunun ortaya çıkarılması ve tedavinin esas etken faktörlere göre düzenlenmesi önem taşıyor.
Kadınları cinsellikten soğutan 10 neden!
Posted on

Cinsel Fantaziler

Ülkelerde cinsel performans anketi,sex anketi,türkiyede sex,ülkelerde sex anketi,ülkelerde cinsel anket,ülkelerde porno izleme oranları

Cinsel Fantaziler

Cinsel yaşam hepimizin hayatında önemli bir yere sahiptir.

 Cinsel yaşam ve ruhsal denge hali biribirini doğrudan doğruya etkiler. Cinsellikle ilgili tabularımız, ayıp, yasak, günah, suç duygularımız ne kadar az ise cinsel yaşamdan aldığımız haz da o oranda fazlalaşıyor. Toplumsal normlar ve değerler neslin devamı amacıyla cinsel ilişkiyi kutsuyor ve onaylıyor. Zevk ve haz almak kirlilik, ayıp, utanç duygularıyla eşleşiyor çoğu zaman. Bu açıdan bakıldığında özellikle kadınların hayal dünyaları bile ipotekleniyor diyebiliriz. Kadının zihnindeki cinsel fantezisini yatağa taşıması hala ayıplanabiliyor.

Continue reading Cinsel Fantaziler

Posted on

İktidarsızlık mı yaşıyorsunuz

sex terapisi,erken boşalma,iktidarsızlık,iktidarsızlık tedavi,erken boşalıyorum tedavisi,erken boşalıyorum tedavisi nedir,erken boşalan erkek,erken boşalan erkek tedavisi,

İktidarsızlık mı yaşıyorsunuz

sex terapisi,erken boşalma,iktidarsızlık,iktidarsızlık tedavi,erken boşalıyorum tedavisi,erken boşalıyorum tedavisi nedir,erken boşalan erkek,erken boşalan erkek tedavisi,

Sevgili partnerinizle birliktesiniz. Kokulu bahçede özellikle Hintliler tarafından uygulanan bazı cinsel birleşme pozisyonlarını okuyup pratik yapmak istediniz. İktidarsızlık mı yaşıyorsunuz Sakız ağacının meyvelerini ezip, bal ve zeytinyağı ile iyice karıştırdıktan sonra sabahtan yataktan kalkar kalkmaz partnerinize yedirdiniz. Devenin hörgücünde bulunan yağı alıp sevişmeye başlamadan o yağı sürdünüz. Gece, mum ışığı, biraz kırmızı şarap, romantik müzik vb. her şey olması gerektiği gibi. Bakışmalar, yakınlaşmalar, öpüşmeler. Arzulu, mutlu ve heyecanlısınız. Fakat her şey düşlediğiniz gibi olmuyor, cinsel hazzın doruğundayken, birden durmak zorunda kalıyorsunuz. Çünkü partneriniz hiç beklemediğiniz bir anda erken boşalıyor veya sertleşmiyor veya kadın partner kendini kasıp penisin vajina ya girmesine engel oluyor. Ve sen kayboluyorsun, partnerindeki utanç denizinde; sevdiğin düşler kalıyor yalnızca, beyninde!

Ülkemizde cinsellikte yaşanan olumsuz durumlar hastalık olarak kabul edilmiyor, yaşayanların zihninde. Ve dolaysıyla partnerler ruh ve bedeni doyuracak cinsel birliktelikler yaşamak yerine yüzeysel tatminler ile geçiştiriliyorsa cinsel hayatlarını. Halbuki cinsellik araba kullanmayı veya bisiklete binmeyi öğrenmek gibi öğrenilebilen bir davranıştır. Ve cinsel uyumu sağlamak iki partnerin cinsellik konuşarak, cinsellikle ilgili kitapları okuyarak ve cinsel terapiye başvurarak geliştirebileceği bir dünyadır.

Öncelikle cinsel ilişkinizin kimliğini düşünün…

Sizin için cinsellik ne ifade ediyor? Duygusal canlılığın bir kaynağı mı? Yeniden doğuş mu? Zevk mi? Görev mi? Eğlenceli mi? İlişkinizde cinselliğin rolü ne olmalı? Cinsel istekleriniz, hoşlanmadıkların, zevk, rahatlık ve fikirleriniz hakkında açıkça konuşabilmeyi istermiydiniz Yumuşak bir sevişme nasıl olur? Cinselliğin birden fazla çeşitli olduğuna inanıyor musunuz? Siz ve partneriniz cinsel olarak bencil olmak için sıranızı bekliyor musunuz? Cinsel zevkin kimi zaman azalıp kimi zaman da artabileceğine inanıyor musunuz? Cinsel oyunlardan hoşlanır mısınız? Stresli zamanlarda cinsellik ilişkiye huzur getirebilir mi? İyi bir cinsellikten her ikinizde aynı şeyi mi anlıyorsunuz?

Bu sorulara zihninizde bir cevap verin ve partnerinizle de konuşun. Verdiğiniz cevaplar sonucunda cinsel hayatınızdan memnun olduğunuzu düşünüyorsanız şanslısınız. Mutlu değilseniz, cinsel terapi almayı düşünmeniz gerektiğnizi kendinize seslice ifade edin.

Unutmayın ki, cinsellik bir ilişkinin sigortasıdır. Evin sigortası attığında eviniz de her şey durur ve eviniz ışıksız kalır….
Bu sorulara zihninizde bir cevap verin ve partnerinizle de konuşun. Verdiğiniz cevaplar sonucunda cinsel hayatınızdan memnun olduğunuzu düşünüyorsanız şanslısınız. Mutlu değilseniz, cinsel terapi almayı düşünmeniz gerektiğnizi kendinize seslice ifade edin.

Unutmayın ki, cinsellik bir ilişkinin sigortasıdır. Evin sigortası attığında eviniz de her şey durur ve eviniz ışıksız kalır….

Posted on

Erken Boşalma Kabus Olmasın

Erken Boşalma Kabus Olmasın

Erken Boşalma Kabus Olmasın

Erken Boşalma Kabus Olmasın

erkekler bu sorunu çözebilmek için duydukları her şeye inanır, kulaktan dolma tüm yöntemleri denerler.

Erken boşalma yaşayan her erkek; kendini kötü hisseder, her geçen gün kendine güveni azalır ve eşiyle iletişimi hasar görür. Continue reading Erken Boşalma Kabus Olmasın